ORCAORCA
En İyiler
P

Philip Fisher

Hikayesi

Philip Arthur Fisher, 8 Eylül 1907'de San Francisco'da doğdu. Stanford Üniversitesi'nin yeni kurulan işletme yüksek lisans programına kaydoldu, ancak 1928'de, henüz programı bitirmeden, bir bankada menkul kıymet analisti olarak çalışmak üzere okulu bıraktı — bu erken kararı, ona 1929 çöküşünü bizzat cephede, analist koltuğunda yaşama fırsatı verdi ve piyasaların ne kadar acımasızca yanılabileceğini genç yaşta öğretti. 1931'de, Büyük Buhran'ın en karanlık günlerinde, kendi yatırım danışmanlık şirketi Fisher & Company'yi kurma cesaretini gösterdi; bu, dönemin koşulları düşünüldüğünde son derece riskli bir adımdı, ama Fisher'ın kararlılığının ve kendine güveninin de bir göstergesiydi. Fisher'ı yatırım tarihinde benzersiz kılan, Benjamin Graham'ın o dönem hâkim olan "ucuz hisse al" felsefesinden tamamen farklı bir yola girmesiydi. Fisher'a göre bir hissenin gerçek değeri, sadece o anki bilanço rakamlarında değil, şirketin gelecekteki büyüme potansiyelinde saklıydı; bu nedenle bugün "büyüme yatırımının babası" olarak anılır. 1958'de yayımladığı "Common Stocks and Uncommon Profits" (Sıradan Hisseler, Sıra Dışı Kârlar) kitabı, yatırım tarihinin en etkili eserlerinden biri haline geldi. Kitapta tanıttığı "scuttlebutt" (dedikodu/söylenti araştırması) yöntemi devrim niteliğindeydi: bir şirketi anlamak için sadece finansal tabloları okumak yetmezdi, o şirketin müşterileri, tedarikçileri, rakipleri ve hatta eski çalışanlarıyla konuşarak, resmi raporların asla göstermeyeceği pratik gerçekleri öğrenmek gerekiyordu. Kitapta yer alan, bir şirketin yönetim kalitesinden Ar-Ge harcamalarına, kâr marjlarına kadar on beş kriterden oluşan kontrol listesi, bugün hâlâ büyüme odaklı yatırımcılar tarafından referans alınıyor. Fisher'ın felsefesini en iyi kanıtlayan yatırımı, 1955'te satın aldığı Motorola hisseleriydi; Fisher bu pozisyonu, elektronik sektöründeki köklü değişimlere ve şirketin defalarca dönüşüm geçirmesine rağmen, ölümüne kadar elinde tuttu — bu, "harika bir şirketi bulduğunda, onu satmak için bir neden yoksa asla satma" ilkesinin somut örneğiydi. Fisher'ın yatırım tarzı çok az sayıda, derinlemesine araştırılmış şirkete yoğunlaşmayı, sık işlem yapmaktan kaçınmayı ve sabrı ödüllendirmeyi öngörüyordu — bu yaklaşım, sonraki kuşak yatırımcılar üzerinde derin bir etki bıraktı. Warren Buffett, kendi yatırım felsefesinin "yüzde 15 Fisher, yüzde 85 Graham" olduğunu söyleyerek Fisher'ın kendisi üzerindeki etkisini açıkça kabul etmişti; Buffett'in zamanla değer yatırımından "kaliteli büyüme şirketlerine makul fiyattan yatırım yapma" anlayışına evrilmesinde Fisher'ın izleri açıkça görülür. Fisher, 1999'da 91 yaşında emekli olana kadar Fisher & Company'yi yönetmeye devam etti ve 11 Mart 2004'te 96 yaşında hayatını kaybetti. Oğlu Ken Fisher da onun izinden giderek kendi adını taşıyan büyük bir yatırım danışmanlığı şirketi kurdu ve babasının mirasını bugüne taşıdı.